Takıldığın soruyu fotoğrafla çözdürmek: doğru kullanım rehberi

6 dakikalık okuma. Güncelleme:

Kısaca

Fotoğrafla çözüm, soruyu okumadan cevaba bakma alışkanlığına dönüşürse işe yaramaz; doğru sırayla kullanıldığında bir soru tipini gerçekten kapatır. Önce kendin dene, çözümde ayrıştığın adımı bul ve soruyu yeniden çöz, aynı gün benzer soruyla pekiştir, hatayı yanlış defterine tek cümleyle yaz. Bu dört adım, çözümü kopyalamayı öğrenmeye çevirir.

Fotoğrafla çözümün işe yaradığı yer

Takıldığın bir soruyu fotoğraflayıp çözümünü görmek, doğru kullanıldığında saatlerce sürecek bir tıkanmayı birkaç dakikaya indirir. Yanlış kullanıldığında ise soruyu okumadan cevaba bakma refleksine dönüşür. İkisi arasındaki fark niyet değil, sıradır: önce denemek, sonra bakmak.

Nettik'te takıldığın bir sorunun fotoğrafını çekip çözümünü görebilirsin. Ama hangi araç olursa olsun, onu cevabı gösteren bir makine gibi değil, yanında oturan bir öğretmen gibi kullanmak gerekir. Bunun yolu dört adımdan geçer. Her adım tek başına küçük görünür; birlikte uygulandığında bir soru tipini gerçekten kapatır.

  1. Kendin dene

    Çözüme geçmeden önce soruyu en az üç dakika kendi başına kurcala.

  2. Ayrıştığın yeri bul

    Çözümde ilk kez farklı düşündüğün satırı işaretle, çözümü kapat ve soruyu baştan kendin çöz.

  3. Pekiştir

    Aynı gün iki-üç benzer soru çöz, birkaç gün sonra bir tane daha.

  4. Yanlış defterine yaz

    Hatanı tek cümleyle kaydet, haftada bir göz at.

Önce kendin dene: üç dakikalık direnç

Fotoğrafla çözüme başvururken en sık yapılan hata, soruyu okur okumaz kamerayı açmaktır. Oysa tıkandığın an, öğrenmenin en çok iş gördüğü andır. Zorlanırken sorunun neresine takıldığını fark edersin; çözümü o zaman görürsen nereye bakacağını da bilirsin.

Kendine basit bir kural koy: soruyu okuduktan sonra üç dakika boyunca hiçbir yere bakmadan uğraş. Süre dolduğunda hâlâ çözemediysen fotoğrafı çek. Üç dakika kısa görünür ama bir soru tipini ilk kez gören biri için uzun bir süredir. Süre bittiğinde elinde değerli bir şey kalmış olur: tam olarak nerede tıkandığını biliyorsun.

Bu üç dakikayı boş boş bakarak geçirme. Sorunun ne istediğini kendi cümlelerinle bir kâğıda yaz. Verilenleri listele. Hangi bilgiyi hatırlayamadığını not et. Bu üç satır, çözümü okurken neye odaklanacağını belirler. Tıkandığın yer "üslü ifadelerde tabanı eşitlemeyi hatırlamıyorum" ise çözümün tamamını değil, yalnızca o adımı incelemen yeterli olur.

Bazı sorular da gerçekten zordur. Onlarda üç dakikayı on dakikaya çıkarmanın anlamı yok. Zor soruyu ayır, çözümüne sonra bak, ama mutlaka bak. Çözümüne hiç bakmadığın soru, öğrenmediğin sorudur.

Çözümü izlerken cevabı değil adımı oku

Fotoğrafla çözümün en önemli anı burası. Çoğu öğrenci çözümü açıp doğrudan sonuca bakar, "a, böyleymiş" deyip geçer. Bu, soruyu öğrenmek değil, tanımaktır. Bir hafta sonra aynı soru karşına çıktığında yine tıkanırsın.

Bunun yerine çözümü baştan sona yavaşça oku ve şunu sor: "Ben nerede farklı düşündüm?" Cevap çoğu zaman ilk birkaç satırda çıkar: bir işlem hatası, yanlış okunan bir ifade, atlanan bir koşul ya da bilinmeyen bir kural. O satırı kalemle işaretle. Çözümün geri kalanı çoğunlukla senin de bildiğin şeylerden oluşur.

Ardından çözümü kapat ve soruyu baştan çöz. Bu kez takılmadan ilerleyebilmen gerekir; ilerleyemiyorsan işaretlediğin adımı henüz anlamamışsın demektir. O adımı kendi cümlelerinle kâğıda bir-iki satırla yaz. "Burada üslü sayıların tabanını eşitlemeyi atlamışım" gibi somut bir cümle, sayfalarca nottan daha çok işe yarar.

Sınav temposu da bu alışkanlığın nerede kullanılacağını gösterir. TYT'de 120 soru için 165 dakika verilir; yani soru başına bir buçuk dakikadan az süre düşer. Böyle bir tempoda bir soruda üç dakika bekleyemezsin. Bu yüzden fotoğrafla çözüm sınav sırasında kullanılacak bir araç değil, sınav dışındaki çalışmanın aracıdır. Denemede takıldığın soruyu işaretle, geç, deneme bittikten sonra çözümüne dön.

Benzer soruyla pekiştir: tek soru bir tipi kapatmaz

Bir sorunun çözümünü anlamak, o soru tipini öğrendiğin anlamına gelmez. Öğrenme, aynı mantığı farklı kurgularda yeniden kullandığında oturur. Bu yüzden fotoğrafla çözdüğün sorunun ardından aynı gün iki-üç benzer soru çözmelisin.

Benzer soruyu seçerken şuna dikkat et: aynı kazanımı ölçsün ama aynı soru olmasın. Aynı soruyu yeniden çözmek, cevabı hatırladığın için kolay gelir ve yanlış bir güven verir. Farklı sayılarla, farklı bir cümle kurgusuyla ya da farklı bir koşulla gelen soru gerçek sınavı daha iyi taklit eder. Nettik'te çözdüğün soru bir daha karşına çıkmaz; yani aynı soruyu ezberleyip kendini kandırma riskin de azalır.

Pekiştirmeyi aynı güne sıkıştırmak zorunda değilsin. Makul bir düzen şudur: çözümü gördüğün gün iki benzer soru, üç gün sonra bir benzer soru, bir hafta sonra bir benzer soru daha. Aralıklı tekrar, bilgiyi unutmaya başladığın anda yeniden karşına koyduğu için öğrenmeyi kalıcı kılmaya yardım eder.

Bir uyarı: benzer soruda yine tıkanırsan panik yapma. Bu, öğrenmediğin anlamına gelmez; konu henüz oturmamış demektir. Aynı adıma dön, çözümün o satırını bir kez daha oku, sonra yeniden dene.

Yanlış defterine ekle: bir cümle yeter

Yanlış defteri denince akla sayfaları dolduran uzun notlar gelir. Oysa işe yarayan hâli çok daha kısadır. Her soru için üç satır yeterlidir: soru tipi, hatanın nedeni, doğru yaklaşımın tek cümlesi.

Örnek bir kayıt şöyle görünebilir: "Problem, yüzde. Hatam: kâr yüzdesinde alış fiyatını (maliyeti) esas almam gerektiğini atladım. Doğrusu: yüzde problemlerinde önce 'neyin yüzdesi isteniyor' sorusunu cevapla." Bu üç satır, soruyu yeniden çözmene gerek kalmadan hatanın nedenini hatırlatır. Uzun çözümü deftere yazmak zaman kaybıdır; çözüm zaten fotoğrafta duruyor.

Deftere eklediğin kayıtlara haftada bir kez göz at. Pazar günü ayıracağın yarım saatlik bir tur, o hafta biriken hataları toparlamana yardım eder. Kâğıtla uğraşmak istemiyorsan Nettik'in yanlış defteri ve aralıklı tekrarla çalışan hafıza kartları bu işi kolaylaştırır.

Örnek bir gün şöyle kurulabilir: sabah 40 dakika konu tekrarı, ardından 30 dakika soru çözümü. Takıldığın iki soruyu üç dakika denedikten sonra fotoğrafla çöz, adımını işaretle, çözümü kapat ve yeniden çöz. Öğleden sonra aynı kazanımdan üç benzer soru çöz. Akşam yanlış defterindeki üç kaydı oku ve yarının planını ona göre yaz. Gün kısa sürer ama sonunda elinde gerçekten kapanmış bir soru tipi olur.

Sık yapılan hatalar

En sık görülen hata, fotoğrafı soruyu okur okumaz çekmektir. Bu, üç dakikalık direnci ortadan kaldırır; zamanla da zorlandığında hemen çözüme başvurmayı alışkanlık hâline getirir. Oysa tıkanmak, öğrenmenin başladığı yerdir.

İkinci hata, çözümü sonuna kadar okuyup "anladım" demektir. Anlamakla yapabilmek arasında yeniden çözme adımı vardır; o adım atlanınca bir hafta sonra aynı soru yine yabancı gelir. Üçüncü hata, benzer soruyu atlamaktır. Tek sorunun çözümü bir tipi kapatmaz, yalnızca kapıyı aralar.

Dördüncü hata, fotoğrafla çözümü deneme sırasında kullanmaktır. Deneme, neyi bilmediğini ölçtüğün yerdir; orada çözüme bakmak ölçümü bozar. Takıldığın soruyu işaretle, deneme bitince dön. Beşinci hata, yanlış defterini hiç açmamaktır. Kaydedip geri dönmediğin her hata, aynı hatayı ikinci kez yapma ihtimalini taşır.

KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür'de 120 soru için 130 dakika vardır; tempo burada daha da sıkışıktır. Denemede soruyu işaretle, deneme bittikten sonra çöz. Fotoğrafla çözümün yeri, denemenin bittiği andan sonrasıdır.

Çözümü öğrenme aracına çeviren küçük fark

Fotoğrafla soru çözme kendi başına ne iyi ne kötüdür. Onu cevap gösterme aracı olarak kullanırsan ezber büyür; bir öğretmen gibi kullanırsan eksik kalan adımı bulursun. Fark sıradadır: önce üç dakika kendin dene, sonra çözümü incele ve soruyu yeniden çöz, sonra benzer soruyla pekiştir, en son hatayı yanlış defterine yaz.

Bu dört adımı bir hafta uygula ve yanlış defterindeki kayıtlara bak. Aynı hata türünün tekrar tekrar yazıldığını görüyorsan sorun büyük ihtimalle pekiştirme adımındadır; benzer soruya yeterince zaman ayırmıyorsundur.

Son bir not: fotoğrafla çözümü en çok, bir konuyu bitirdikten sonraki ilk soru turunda kullan. Konuyu hiç bilmiyorsan önce konunun kendisine dön; çözümü okumak, eksik temeli tek başına tamamlamaz.

Sık sorulanlar

Fotoğrafla soru çözme kopya mı?

Tek başına kopya değil; nasıl kullandığına bağlı. Soruyu okumadan çözüme bakıp geçiyorsan bu, cevabı kopyalamaktan farksız. Önce kendi başına uğraşıp tıkandığın yeri bulduktan sonra çözümü inceliyorsan öğrenme aracı olarak çalışır.

Ne zaman çözüme bakmalıyım?

Soruyu okuduktan sonra en az üç dakika kendi başına uğraş ve tıkandığın yeri bir kâğıda yaz. Hâlâ çözemediysen o zaman fotoğrafla çözüme geç. Deneme sırasında bakma; takıldığın soruyu işaretle, deneme bittikten sonra dön.

Benzer soru çözmek neden önemli?

Bir sorunun çözümünü anlamak, o soru tipini öğrendiğin anlamına gelmez. Aynı mantığı farklı kurgularda yeniden kullandığında bilgi kalıcı olur. Bu yüzden çözümü gördüğün gün iki-üç benzer soru, birkaç gün sonra bir benzer soru daha çöz.

Çok yakında!

Nettik'in bütün özellikleri hazır; son kontrolleri yapıyoruz. Çok yakında App Store ve Google Play'de, aynı gün webde.